18 Şaban 1431 | 30 Temmuz 2010
 
89CADE1A-BFD6-47AF-AA5E-7FAB6EDCDDBC
Üye Girişi | Üye Ol
  • ANA SAYFA
  • KUR'AN-I KERİM
    • Okuyun
    • Dinleyin
    • Bilgilenin
  • SON PEYGAMBER
  • TASAVVUF
    • Tasavvufa Dair
    • Yolumuzun Esasları
    • Silsile-i Şerif
    • Hatm-i Hacegan
    • Evrad-ı Şerif
  • M. ZAHİD KOTKU (RH. A.)
    • Hayatı
    • Fotoğrafları
    • Kitapları
    • Sohbetleri
  • M. ES'AD COŞAN (RH. A.)
    • Hayatı
    • İslam Anlayışı
    • Tasavvuf Anlayışı
    • Hizmet Anlayışı
    • Kitapları
    • Başmakaleleri
    • Sohbetleri
    • Fotoğrafları
    • Anma Programları
  • M. NUREDDİN COŞAN
  • SIK SORULAN SORULAR

  • Soru-Cevap
    • Sık Sorulan Sorular
Soru-Cevap > Sık Sorulan Sorular

GİYİNMEYLE İLGİLİ KONULAR



 

SORU: İslâm dini, muayyen bir kıyafet emretmiş midir?
CEVAP: Elbise Cenabı Hakk'ın Adem oğluna ihsan ettiği büyük nimetlerinden birisidir. Cenabı Hak, bu büyük nimeti hatırlatarak şöyle buyuruyor: "Avretinizi örtecek elbise ile süs verecek şeyi size indirdik". Bu nimetin üç büyük faydası vardır 1- Kış mevsiminde insanı soğuktan, yazın da sıcaktan muhafaza eder. 2- Görünmesi çirkin ve fitneye vesile olan yerleri örter. 3- İnşam süsleyip, güzelliğine güzellik katar. Elbisenin biçimi ve kıyafetin durumu zaman ve mekâna göre değişir. Sıcak yerlerde beyaz ve geniş elbiseler iyi gelirse, soğuk yerlerde biraz daha ve koyu renkli elbiseler iyi gelir. Ayrıca adet ve an'anenin kıyafet hususunda büyük etkisi vardır. Bir memlekette yerleşen kıyafetin değişmesi pek kolay olmaz. Bunun için İslâm dini muayyen bir kıyafet emretmemistir. Her muhittin usul ve adeti vardır. Oranın halkı usul ve adetine bağlı kalmak hususunda serbesttir. Ancak papazların hususî kıyafetleri gibi küfre şi'âr olan elbiseler giymek caiz değildir. Bir papaz müslüman olursa mutlaka kıyafetini değiştirmek mecburiyetindedir.
 
SORU: Kibir için giyilen kıyafetin ölçüsü var mıdır? Bir zaman ve bölgede kibir alameti sayılan bir giysi, başka yer ve zamanda böyle sayılmıyorsa hüküm ne olacaktır?
CEVAP: Resûlullah (sa.) "Kalbinde zerre miktarı kibir olan kimse Cennet'e giremez" buyurmuştur. Bir zat "İnsan elbisesinin güzel olmasını istiyor" demiş, bu kibir sayılır mı? Resûlullah (sa.): "Şüphesiz ki Allah güzeldir. Güzelliği sever. Kibir; hakkı inkâr ve insanları tahkir etmektir" buyurmuştur. Bir başka hadisi şerifte de "Kim şöhret elbisesini giyerse, Allah da Kıyamet gününde ona da benzeri bir elbise giydirir, sonra o elbise ateşle tutuşturulur" buyrulmaktadır. Şöhret elbisesi iki yönden mütalaa edilebilir: 1- Renk yönünden Genelde insanların giydiği elbiselerin renklerine uymayan elbiseler, yani rengiyle dikkatleri üzerine çeken elbiseler. 2- Biçim yönünden Zahid olduğu bilinsin diye birinin elbisesine yama vurması. Bir fakihin mutad olmayan bir yerde takke ve kaftan giymesi kişiliğini zedeler ve şehadetinin kabul olunmamasına vesile olur. Netice olarak diyebiliriz ki, dar ve vücud çizgilerini gösterecek kadar şeffaf olmadığı takdirde insanlar arasında genelde giyilip de renk ve biçimiyle dikkati üzerine çekmeyen elbiselerin giyilmesinde beis yoktur. Bir zaman ve bölgede kibir alameti sayılan bir giysi, başka yer ve zamanda böyle sayılmayabilir.
 
SORU: Ayakkabı giyerken sol ayaktan, çıkartırken de sağ ayaktan başlanması; pantolonu giyerken önce sol paçadan giyilmesi gibi tatbikatlar hakkında hüküm nedir?
CEVAP: İster sağ olsun, ister sol olsun bütün azalar Allah'ın mahlûku olup mükerrem (hürmete lâyık) bulunan insanın bir parçasıdır. Bu nedenle değerlidir. Ancak islâm, dini kuvvete değer verip müslümanlann kuvvetli olmalarını istediğinden sol uzuvlardan daha kuvvetli sağ uzuvlara fazla ihtimam göstermiştir. Bunun için abdest alırken, guslederken, yiyip içerken, saçı tararken, elbise giyerken ve bunlara benzeyen iyi veya adi sayılmayan şeylerde sağı kullanmayı, sağdan başlamayı emretmiştir. Hazreti Aişe (ra.) şöyle demiştir "Peygamber (sa.) temizlenirken, ayakkabısını giyerken, saçını tararken, bütün her işinde sağdan başlamayı severdi". Yalnız adi ve şerefli sayılmayan işlerde soldan başlamak müstehaptır. Bu nedenle ayakkabı olsun, pantolon olsun giyerken önce sağ taraftan başlamak efdaldir.
 
SORU: Güzel elbise giymek dinen nasıldır?
CEVAP: Kibir ve gururlanmadan Cenabı Allah'a şükür edip nimetini göstermek ve müslümanların muhabbetini kazanmak maksadıyla güzel elbise giymek sünnettir. İbn'i Abbas'tan şöyle rivayet edilmiştir: Peygamber'in (sa.) üzerinde en güzel elbiseyi gördüm. Bera'dan da şöyle rivayet edilmiştir: "Peygamber (sa.) orta boylu idi. Bir gün kırmızı elbise giydiğini gördüm. Ondan daha güzel bir şeye rastlamadım".
 
SORU: Müslüman olmayan kimselerin giydikleri elbiseyi giymek caiz midir?
CEVAP: Gayr-i müslimlerin giydikleri elbiseleri giymekte beis yoktur. Çünkü İslâmiyet, müslümanlara özel bir kıyafet getirmediği gibi şu veya bu tip bir elbiseyi de yasaklamamıştır. Bunun için müslümanların kıyafetleri bir değildir. Kimi entari, kimi kaftan, kimi şal, sarık, kimi pantolon, kimi de şalvar giyer. Bu hususta herkes serbesttir. Ancak bir memlekette adet olmayıp, halkın nazar-ı dikkatini çeken kıyafete bürünmek de doğru değildir. Şâfi'î mezhebine göre; kişinin şahsiyetini zedelediği için böyle elbise giyenlerin şehadeti muteber değildir. Ama tuhaf ve nazar-ı dikkati çeken bir kıyafet olmadıktan sonra, ehli küfrün giydikleri elbiseyi giymekte hiç bir sakınca yoktur. El-Muğire bin Şûbe'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: Peygamber (sa.) kolları dar bir Rum cübbesi giymişti. Bu hadîsten anlaşıldığına göre, kâfirlerin giydiği elbiseleri giymekte beis yoktur. Bugün giydiğimiz palto da, dinen cübbe sayılır. Çünkü hadîste geçen cübbe ile palto arasında fark yoktur.
 
SORU: Uzun gömlek gibi bir şey sünnet ve İslâmî bir kıyafet sayılır mı?
CEVAP: Uzun gömlek İslâmî bir kıyafet sayılmaz. Yani İslâm bunların giyilmesini veya giyilmemesini emretmemiştir. Kıyafet meselesi âdete bağlı bir şeydir. Bir memlekette uzun gömlek giymek âdet ise giyilir, âdet değil ve dikkati çekiyorsa dışarda onu giyip gezmek doğru değildir. Hatta Şâfı'î mezhebine göre bir memlekette bir kıyafet âdet ise o memleketin ahalisinden onu giyen kimse mürüvveti ihlal ettiğinden şehadetinin reddine vesile olur. Hülasa her memlekette mer'î olan kıyafete ri'âyet etmek lazımdır. Avreti örtmeyecek kadar kısa veya vücudun hattını gösterecek kadar dar olmaması da şarttır.
 
SORU: İpekli elbise giymek caiz midir?
CEVAP: Kadın fıtratan süse düşkündür. Geçmişte böyle idi ve böyle devam etmektedir. Özellikle kadın altın ve ipeğe çok önem verir. Erkek de fıtratan süsten ziyade kişiliğine ve olgunluğuna bakar. İslâm dini fıtratı bozan ve fıtrata aykırı olan şeyleri yasaklamıştır. Bunun için ipek kadın için mubah, erkek için haramdır. Peygamber (sa.) buyuruyor: "İpekli elbise giymeyiniz. Çünkü dünyada onu giyen kimse âhirette giymeyecektir". Bir gün Hz. Ömer (ra.) satılık bir ipekli elbise görür. Ve onu alıp Hz. Peygamber'e götürür. "Ey Allah'ın Resulü, bayramlarda ve gelen heyetlerle görüşmek için bunu satın al" der. Bunun üzerine Peygamber (sa.): "Bu, âhirette payı olmayanların elbisesidir" buyurdu". Peygamber (sa.) sağ eline bir parça ipek, sol eline de bir külçe altın aldı ve buyurdu ki: "Bunlar ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına mubahtır".



iskenderpasa.com Hukuki Şartlar | İletişim Yardım | Site Haritası
Copyright 2000-2009 Server İletişim A.Ş. Her hakkı mahfuzdur. All Rights Reserved. Sık Kullanılanlara Ekle | Tavsiye Et